Anne Hikayeleri – Duygu Batum (zindeanneler)

Hamilelik ve Annelik kadınların biraz da kendini farketmesini sağlıyor.Kendimizle başbaşa kaldığımızda kendimizi keşfedebiliyoruz.
Bazen en yakın arkadaşının bile seni anlayamayacağı bir dönem olur. İşte bu hamilelik ve annelik dönemi.
Bugün Anne Hikayeleri köşemizde girişimci bir annemiz var. “Zinde Anneler ve Zinde Hamileler” isimi ile kurduğu arkadaşlık platformu ile aynı zamanlarda hamile ve anne olan anneleri bir araya getiriyor.
Şimdi sizi röportajımız şle başbaşa bırakıyoruz.
Öncelikle sizi tanıyalım.
Merhaba Ben Duygu. Kızım Leyla ile 33 yaşında anneliği tattım ve şu an dünyamın merkezinde o var. İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü lisans eğitimimi tamamladıktan sonra, Kanada’da bir süre yaşayarak Uluslarası İşletme & Stratejik Pazarlama üzerine master yaptım. 10 yılı aşkın süredir kurumsal hayatın içindeyim ve şu anda uluslararası bir ilaç firmasında görev yapıyorum. Leyla’nın doğumundan sonra yaklaşık 5 aydır doğum iznindeyim ve bu süre zarfında tam zamanlı bir anne olarak, işe başlayana kadar kızımla her dakikamızın keyfini çıkarıyorum.
 
 Zinde Anneler ve Zinde Hamileler platformlarının kurucusu olarak fikir nasıl ortaya çıktı biraz bahsedebilir misiniz?
Arkadaş grubumda annelik kavramı ile en son tanışan ben oldum. Yakın çevremde benimle benzer süreçleri yaşayan kimsenin olmaması, çok yakın kız arkadaş grubumun bebeklerinin 2 yaş ve üzerinde olması, doğum iznine ayrıldığımda kendimi yalnız hissedişim, lohusalık dönemi boyunca yaşadığım tedirginlikler ve yeni bir birey büyütmenin heyecanı ile sosyal medya hesabımdan kendimle aynı süreçlerden geçen annelere seslenişim ile #ZindeAnneler ve #ZindeHamileler doğdu. Şu anda hamilelik heyecanlarını,bebek alışverişlerini, hamilelik günlüklerini paylaşan ve bebeklerine kavuşmak için can atan anne adaylarımız ve bebeklerinin gelişimlerini beraber takip eden, uykusuz gecelerde birbirine destek olan, bebeklerini beraber büyüten annelerimiz ile birlikte yaklaşık 100 kişiye yakın üyesi olan, her gün daha da büyüyecek olan bir kız arkadaş grubuyuz.
Hamileliğiniz nasıldı? Hamilelikten sonra neler değişti hayatınızda? Hamile okuyucularımıza mutlaka yapın diyeceğiniz birşey var mı?
Kolay bir hamilelik geçirdiğim söylenemez, ama her anından keyif almaya çalıştığım bir süreçti. Hamilelikten önce de aktif bir yaşam sürdüğüm halde, hamileliğim boyunca, sağlıklı yaşam, sağlıklı beslenme ve düzenli hareket için kendi içimde daha düzenli ve devamlı bir motivasyon geliştirdim. İlkbahar ve yaz dönemine denk gelen hamileliğimde, her sabah aksatmadan zihnimi boşaltarak yürüyüşümü yaptığım, deniz havasını içime çektiğim, müzik dinleyerek anne olacağım günlerin hayalini kurduğum, sakin, dingin günlerdi diyebilirim geriye baktığımda.  
Hamilelik bir kadının içinde büyüyen mucizesi ile birlikte daha güçlü hissettiği ve hala zamanının tümünü kendine ayırabileceği bir süreç. Anne adaylarına en büyük tavsiyem, kişisel farkındalıklarını geliştirmek için kendi iç yolculuklarına çıkmaları, kendilerine ve hobilerine  mümkün olduğunca zaman ayırmaları.
Ve artık anne oldunuz. Lohusalık dönemini nasıl atlattınız? Lohusalık’ı 3 kelime ile tarif etmenizi istesek?
Lohusalık dönemim oldukça sakin geçti. Leyla ile eve döndükten sonraki bir aya yakın süreci, eşimle yalnız geçirmeyi tercih ettik. Bu süreç boyunca en yakın aile fertleri dışında misafir kabul etmedim. Benim anneliğe, Leyla’nın bana, eşimle ikimizin de yeni misafirimize alışması ancak başbaşa kalmamızla mümkündü. Yalnız olmak insanı cesaretlendiriyor bana kalırsa. Bebeğin ihtiyaçlarını sakinken daha kolay gözlemleyebiliyorsunuz ve onun dilini anlamaya başladığınızı hissettikçe, çaresizlik duygusu yerini yeterliliğe bırakıyor.
Lohusalık dönemi bana daha önce farkında olmadığım üç özelliğimi farkettirdi diyebilirim. Keşfetme merakı, merhamet ve dirayet.
Leyla ile bir gününüz nasıl geçiyor? Onunla yapmaktan en çok keyif aldığınız şey nedir?
Leyla ile tam zamanlı ben ilgileniyorum, henüz bir yardımcımız yok. Haftasonları ve işten geldiğinde de eşimle beraber bakıyoruz kızımıza. Dolayısıyla evimizin mutfak alışverişinden, akşam yemeğimize kadar herşeyi beraber yapıyoruz diyebilirim.
Gün içinde sıklıkla duyusal, fiziksel ve zihinsel gelişimi için Leyla ile oyunlar oynuyorum. Her gün yeni bir şey öğrendiğini ve benimle daha çok iletişim halinde olduğunu görmek beni çok mutlu ediyor. Havalar güzelse mutlaka dışarı çıkmaya özen gösteriyorum. Leyla arabasında güzel bir uyku uyurken, ben de kahvemi içip kendime zaman ayırabiliyor, biraz yürüyüş yapıp hava alıyorum. Bunun haricinde #ZindeAnneler buluşmalarımız var, diğer anneler ve bebekleri ile Leyla da, ben de sosyalleşiyoruz.
Onunla yapmaktan en çok keyif aldığım şey sanırım kokusuyla uyumak. Dünya üzerinde daha büyülü bir his olduğunu düşünmüyorum.
 Ve son olarak okuyucularımıza annelik ve hamilelik e dair birer öneri vermek isterseniz ne derdiniz?
Hamilelik, fiziksel ve ruhsal büyük bir transformasyon aslında. 9 aylık mucizevi süreçte annelere en büyük tavsiyem hem dinlenmeleri hem de doktorlarının uygun gördüğü takdirde aktif olmaları. Daha sonra sırt ve kol gücüne ihtiyacınız olacak 🙂
Annelik ise asla mezun olunmayacak bir okul, öğretmenin siz olduğunu düşündüğünüz ama aslında kontrolün bebeğinizde olduğu. Hiç bir anne mükemmel olamaz, ama olabileceğinin en iyisi olabilir. Çevrenizden duyduğunuz harika tecrübeleri cebinize koyup, bebeğinizin sesine ve ihtiyaçlarına kulak verdikçe, annelik kolaylaşıyor.

Bize vakit ayırdığınız için tekrar teşekkür ederiz.

Röportaj içerisindeki görseller Merve Tuncer’e aittir.

Bir sonraki röportajımızda görüşmek üzere.

Sevgiler,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir