Anne Hikayeleri – Duygu Yücel Kaya (minimalanne)

Kimi yazmayı sever kimi anlatmayı Duygu Yücel Kaya her ikisinin de karması aslında. Tam bir iletişimci. Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi İnsan İlişkileri yüksek lisansını b,tirip çeşitli şirket ve ajanslarda olan iş tecrübelerinden sonra kurumsal iş hayatına bebek ile es verenlerden.

Kadınlar ve alışveriş iki kelime birbirinden ayrılmaz ikili gibi geliyor kulağa. Moda denen şey sürekli değişen ve değişmeyen tek şeyin değişim olduğu bir dünyada “sade” yaşamayı benimsemiş “minimalist” bir anne Duygu. Sade ve minimal dedik ya bu felsefenin belki de ironik kısmı ikiz annesi olması 🙂 aklında hep sadelik ve azalmak var iken birden hamile olduğunu öğrenir o da ne hem de iki bebek annesi olmak.

Annelik-Bebek-Alışveriş üçgeni arasında felsefesinden vazgeçmeyen hayatı her zaman dolu dolu yaşamaya çalışan bir yandan da minimalist yaşam ile ilgili blogunda yazıları ile bize yol gösteriyor.

Şimdi sizlerle instagramın sevilen minimalanne si Duygu Yücel Kaya ile yapmış olduğumuz röportaj ile baş başa bırakıyoruz. 🙂

 

 

-Öncelikle sizi tanıyalım? Minimal Anne kimdir?

Merhabalar, her şeyden önce bu güzel platformda yer aldığım için çok mutlu olduğumu söylemek isterim. Sık sık sayfanızı ziyaret edip, takıldığım yerde dönüp dönüp bilgilerinize başvuruyorum. Gerçekten çok faydalanıyorum.
Soruya dönelim dediğinizi duyar gibiyim. Bana bırakırsanız methiyelerimi buradan arşa dizebilirim😊 ben Duygu adımdan sonra artık soyadım değil Atlas ve Bulut’un annesi sıfatı geliyor. Haziran 2017’de 30 haftalık hamileyken annelik düştü yoluma ve iki prematüre bebeği 40 gün ayrı yerlerde aynı yürekte bekledim. Zorlu bir süreçti ama onlara kavuşacağımızı bilmek tüm zorlukları teker teker sabırla aşmamızı sağladı. Evet işin içinde minimallik nerden girdi derseniz. Hamilelik öncesinde bebek planladığımız dönemde hayatımızın, evimizin, zihinlerimizin çok dolu olduğunu düşünmeye başladım ve okumalarımdan da yola çıkarak ufak ufak evi düzenlemeye ve minik misafirimize yer açmaya başladım (ikiz olacağı o zaman hiç aklıma gelmemişti) sonrasında bunun adının sadeleşme hareketi ya da minimalist yaşam olduğunu öğrendim. Blogumda bebeklerden sonra yaşamımda en çok yer alan ve keyif aldığım minimal yaşam sürecim ve anneliğim üzerine oldu.

-Hamileliğiniz nasıldı? İki canlı değil üç canlıydınız zorlandınız mı?

İlk üç ay gerçekten çok zorlandım ve ikiz oldukları için çokça şükrettim. Çünkü tek çocuk olduğum için hep kardeş özlemi çekmiştim ve iki çocuklu bir aile hayal ediyordum. Bir hamilelikte bunu gerçekleştirmek ne büyük minimallik değil mi?😊
Jelibon dışında aşerdiğim bir şey olmadı ki öncesinde satın almaz ikramları dahi geri çevirirdim.
Esasında hamileliğime çok doyamadım. Göbeğimi özlüyorum ki 30 haftaya göre epey iriydi. Gerçi söylenene göre zor günlere kalmadan sonlanmış olmasına şükretmeliymişim. Yine de planlanan bir sonlanma olmadığı için lohusalığı gerçek anlamda doruklarda yaşadım. Hem kucağımın hem de karnımın boş olması eksik hissettiriyordu.

-İkizlerinizin adı Atlas ve Bulut ? Bir hikayeleri var mı? İsimlere nasıl karar verdiniz?

Doğa isimleri olmasına karar vermiştik. Rüzgar, Toprak gibi seçeneklerimiz de vardı ancak eşimin (Tolgay) r harfleri ile arası iyi değildir. Riske girmek istemedik ve gerçekten isimlerinin hakkını veren iki oğlum oldu. Atlas güçlü ve korumacıdır. Bulut ise duygusal ve komik. El kadar bebekleri şablonlamak istemiyorum ama siz de bilirsiniz anneler bebeklerinin özelliklerini iyi gözlemlerler.
Bir de Bulut Atlası (cloud Atlas) diye film var. Bu ikilinin uyumunu da oradan yakaladık.

-Doğumdan itibaren ikiz bebek bakımında zorlandığınız noktalar neler? Okuyucularımıza pratik ne önerirsiniz?

Emzirme konusunda epey zorlandım ve 15 ay boyunca sık aralıklarla süt sağdım.
İkiz bebek annesi olmak başlarda adalet duygumu çok dengeli kullanmam gerektiğini düşündürüyordu hele ki aynı cins ise.
Her eylemi eş zamanlı yapmaya özen gösteriyoruz. Aynı anda beslemek, uyumak, alt değiştirmek gibi. Bu aslında bize zaman kazandırıyor. Birinin uyuduğu diğerinin bir saat sonra uyuduğu kombinasyonda siz hep bir bebekle olmak durumundasınız ve hiç dinlenemiyorsunuz. Ya da farklı zamanlarda yemesi size hazırlık ve bir sonraki beslenme ile aradaki zaman farkının planlanmasında ekstra çaba istiyor.
Okuyuculara önerim de giysi tercihlerinde olacak. Tek kombinin farklı renklerini tercih etmek zamandan tasarruf sağlayacaktır. Kendi tercihlerini yapana kadar benzer kıyafetleri seçeceğim. Birbirleri ile uyumu, hava durumuna göre tek bir seçeneğe odaklanıp risk almamak ve elbette dediğim gibi zaman tasarrufu. Kendi kişilikleri ve benlikleri konusunda bir çok makale okudum ancak eşim de ikiz olduğu için ilk ağızdan aldığım bu bilgiye güvendim.

-Tipik bir gününüz nasıl geçiyor?

Hızlandırılmış video kıvamında geçiyor😊
Tek uyku dönemindeyiz ve sürekli kendi kuyruğunu takip eden kedi gibi iki peş peşe minik, önde ben koşturuyoruz. Belli bir rutinimiz ve bu rutinleri takip eden saatlerimiz var. Bir düzen oturtmazsanız yapılan eylemler daha da zorlaşıyor ve bebek düzensiz hayatı gerçekten sevmiyor. Yemek, uyku, oyun, hava alma, baba saati sarmalında yaşıyoruz.

-Minimalizme ne zaman merak sardınız? İkizler ile minimal yaşam mümkün mü?

Minimalizm ile bebeklerden önce tanışmasaydım sanırım kendi çöplüğümde kaybolur ve her günümü zihinsel, bedensel, çevresel dağınıklıkla geçirirdim. Her ev gibi bizim de evimiz çok dağılıyor ancak toplaması her koşulda 20 dakika sürüyor. Eşyalara bir yer atarsanız onlar da kabullenir siz de adres takibi yapmak zorunda kalmazsınız. İkiz bebekli hayatta şanslıyım ki pek çok yardımcım var. Ve bu melekler eve geldiklerinde anneler, yardımcı teyzem ve eşim hemen her şeyi bana sormadan bulabiliyorlar. Bu eskiden büyük bir lükstü. Şimdi ise bir rutin. Kıyafetlerinin detaylı yerini tek bilen ben değilim. Pek çok el değiyor ama hep düzenimiz aynı kalıyor. Anmadan geçemeyeceğim; Marie Kondo’ nun bu süreçte yeri ve anlamı büyüktür.

 

Röportaj davetimizi kabul ettiğiniz ve bu yoğun tempoda bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.

Anne Hikayeleri – Duygu Yücel Kaya (minimalanne)” için 2 yorum

  1. Merhaba,
    Çok keyifli bir röportaj olmuş, emeklerinize sağlık. Duygu Hanım’ı sayfanızda daha sık konuk edebilirsiniz, okumalara doyamadım 🙂
    Sevgiler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir