Bebekle Uçak Yolculuğu

Her anne gibi bende çok tedirgindim. Uçak tarihi yaklaştıkça nasıl olacak ne yapacağım ya ağlarsa ya susmazsa gibi çeşitli durumlar aklıma gelip daha da geriliyordum. Ve bebekle uçak yolcuğu fikri gerçek anlamda hayatımıza girince bugüne kadar yaptığım uçak yolculuklarında ağlayan bebek/çocuk için söylediğim tüm lafların ne kadar anlamsız olduğu annelerin aslında ne kadar çaresiz olduğu gerçeği yüzüme tokat gibi vurmuştu.

Nisa 2.5 aylıktı ilk uçağa bindiğinde.Uçak kısmına gelmeden aslına hikaye havalimanında başlıyor.Bebek arabasını katla aç xrayden geçerken daha uçağa binmeden yorulmuş oluyorsunuz. Bu noktada evet kolay katlanan bebek arabasının bebek alışverişi kısmında aslında ne kadarsa hayati bir önem taşıdığını anlıyorsunuz.  Bebek arabasını ister bavulları teslim ederken isterseniz de uçağa biniş sırasında teslim ediyorsunuz. Tek yapmanız gereken şey bebek arabasını koymak için havalimanında satılan bebek arabası poşetinden almak. (Almak zorunlu değil, ancak farklı bir poşete koyarak teslim ederseniz sigorta kapsamına almıyorlar.) Uçaktan indiğinizde bulunduğunuz havalimanı prosedürüne göre ya uçaktan iner inmez ya da bavullarınız ile beraber yürüyen banttan alabilirsiniz.

İlk uçak yolcuğu olması sebebiyle fark vererek ön sıradan koltuk alıp geniş geniş oturup rahat ederiz diye düşünmüştük. (iyi ki böyle yapmışız ilk seferde bende kendimi daha rahat hissettim.-sonraki uçuşlarda buna gerek yok tabi ki de 🙂 ) Püf nokta bebeğin kulaklarının tıkanmaması için iniş ve kalkışta emzirmek (su içirmek, biberonla beslemek) sonrasında ise uçuş süresinde bebek ile inatlaşmamak. Çünkü her zaman olduğu gibi bebek hayatınıza girdi ise sizin patronluğunuz sona ermiş bulunuyor.

Tabii bebekler büyüdükçe uçak yolculuğu biraz daha zorlaşabiliyor. Nisa hareketli bir bebek olduğu için oyalaması biraz zorlaştı. Başlangıçta 2.5 aylık kucakta şaşkınlıkla etrafı izleyen Nisoş gitti yerine 15 aylık uçağa bindiğinde koltuklara tırmanan dergileri okumaya çalışan bir Nisoş geldi 🙂

Bugüne kadar tüm uçak yolculuklarında yanımda eşim de vardı ancak son uçak yolculuğumuzu anne-kız başbaşa yaparak bebekle uçak yolcuğu konusunda kendimce uzmanlaştım diyebilirim. 🙂

 

 

Bu noktada verebileceğim öneri yeni bir oyuncak alın ve bu oyuncağı ilk kez uçakta verin. Bebeğiniz oyuncağı keşfedene kadar uçuşunuz bitmiş olacak ve siz de aslında hiç de korktuğunuz gibi bir macera olmadığını yaşayarak göreceksiniz.

Hepinize bebişle keyifli uçuşlar:)

 

bebek yolcular için kısa bilgiler:

  • 0-2 yaş arası ikinci yaş gününü kutlamamış olan yolcular bebek yolcu kategorisine girmektedir.
  • Bebek yolcular doğumlarından itibaren ilk 48 saat içerisinde uçuşlarımıza kabul edilmemektedir.
  • 2-7 günlük bebekler, “Uçakla seyahatinde herhangi bir sakınca yoktur” ibaresinin yer aldığı doktor raporu ile uçuşa kabul edilirler.
  • Bebek yolcu için bebek bileti düzenlenir. Bebek yolcunun koltuk hakkı bulunmamaktadır.
  • Bebek yolcu, sadece ebeveynlerinden biri veya bir refakatçi ile beraber seyahat edebilir. Ebeveyn dışındaki refakatçi en az 18 yaşında olmalıdır.
  • Uçak içerisindeki tüm kabinlere bebek yolcu kabulü yapılır.
  • Bebek bir yetişkinin kucağında ilave kemer ile bağlanarak seyahat eder.
  • Talep doğrultusunda; bebek yolcunun seyahati koltukta ücretli olarak sağlanabilir. Koltuk satın alınması durumunda bebek için çocuk bileti düzenlenir. Çocuk bileti satın alınması durumunda araba tipi bebek puseti/çocuk koltuğu yolcu tarafından temin edilmelidir.
  • Bir yetişkin bir uçuşta en fazla bir bebeğe refakat edebilir. İkinci bebek için mutlaka ayrı bir refakatçinin olması gerekir. Refakatçi olmaması durumunda ise ikinci bebek için çocuk bileti satın alınmalıdır. Çocuk bileti satın alınması durumunda araba tipi bebek puseti getirilmesi zorunludur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir