Epidural Sezeryan

42.haftasına girerken sezeryan doğum yapmış bir anne olarak sezeryan doğum şekline son derece karşıydım. Benim gibi birçok insan vardır eminim ki. Ama hiç de öyle uzaktan düşünüldüğü gibi değil. Toplumumuzda nedense sezeryan doğum yapmış annelere ‘kolaya kaçmış’ gözüyle bakılıyor.Benim sezeryana karşı ön yargımın oluşu ütopik bir şekilde eğer sezeryan doğum yaparsam sütüm olmaz emziremem, bende ameliyatlı olacağım için bebeğimle ilgilenemem düşüncesi idi.

İlk hamile olduğumu öğrendiğim anda sezeryanın s sini bile ağzıma almadım. Çünkü ben çok hareketliydim. Bana göre fiziğimde normal doğum yapabilmek için fazlası ile müsaitti. Sevgili doktorumda bu isteğimi bildiği için hamilelik süresince doğum şekli hakkında hiç konuşmadık.27. haftada bebeğimin oblik durduğunu öğrendim. (bebeklerde oblik duruş: bebeğin anne karnında çapraz durması. Ve kesinlikle sezeryan doğum gerektiren bir duruş.) Bunu ilk öğrendiğimde hemen demorilize olmuştum. Ama doktorum daha önümde zamanım olduğunu bebeğin dönebileceğini söyleyince biraz daha rahatlamıştım. 33. Hafta kontrolümde bebeğin döndüğünü öğrendim. Dünyalar benim olmuştu resmen. Öyle heyecanlıydım ki. Çünkü normal doğuma engel hiçbir şey kalmamıştı.

Hamileliğin hiçbir evresi ‘hamile’ gibi davranmadım. Eğildim hopladım yoruldum her şeyi yaptım.Ve buna istinaden çevremdeki herkes Hazal sen 40 haftayı görmezsin erken doğacak bu çocuk kendine biraz dikkat et diye telkinlerde bulunuyordu. Tabi ki kulak asmıyordum. 34-35-36 haftalar bir bir ilerliyor. Bebeğim karnımda giderek büyüyordu. Beklediğimiz tek şey artık bebeğimin kanala girmesi idi. Haftalar su gibi geçiyordu. 37-38-39 artık her hafta NST çekilmeye başlamıştım. Kasılmalarım da vardı. Hatta bir keresinde 5 dakikada bir düzenli kasılmam olmuştu. Doktorum inanamadı. Hiçbir ağrı hissetmiyordum. Bebek kanalda değildi.Ve hiç açılmam yoktu. Evimize geri döndük.Gebelikte haftalar ilerledikçe dikkat etmemiz gereken bebeğin hareketleriydi. Bebeğimin hareketleri normal hatta kıpır kıpırdı. 31/12/2016 kızım olmadan son yılbaşı gecemiz. Çok yoğun bir vajinal ağrım oldu. Sadece yatınca ve bacaklarımı sıkıştırınca rahatlıyordum. Yürümek benim için işkence gibiyidi. Gün boyu süren bir ağrım olmadığı için yatarak idare edebildim. Ağrılarım biraz artınca 2 Ocak 2017 tarihinde kliniğin yolunu tuttum. Hamileliğim boyunca hoplayıp zıplayan ben ilk defa kliniğin merdivenlerini çıkamadım.Çünkü merdiven çıkabilecek kadar adım atamıyordum.Hem ağrım vardı hem de mutluydum.

 

Kendimce doğum yaklaşmış ve normal doğuracaktım.39+3 haftalık hamileydim. Ve muaynede 1,5 cm açılmam olduğunu ancak bebeğin hala kanalda olmadığını öğrendim. Bekleyecektik. Her an her şey olabilirdi. NST çekildikten sonra evimize geri döndük. Kliniğe gidip gelmelerim devam etti. 3 günde bir kontrole gidiyor. Doktorumla da sürekli whatsapptan yazışıyordum. Tarih 12/01/2017 40+6 haftalık hamileydim. 10 gün boyunca hiçbir değişiklik olmamış ve bebek kanala girmemişti. Ve 1 hafta fazladan beklemiştim. Doktorum Hazalcım bekleyecek vaktimiz yok dedi.40 haftadan sonra beklemek bebeğin kakasını yapması gibi riskler içeriyor. 1 hafta daha beklemek bir şeyi değiştirmeyecekti. Nisa iri bir bebekti ve normal doğum benim için imkansız hale gelmişti.Çok ağladım. Neden yapamıyorum diye çok üzüldüm. Ertesi gün için sezeryan tarihi kararlaştırdık. Hastanede doğum öncesi anestezi uzmanı ile görüşüp epidural sezeryan için gereken kan testini verdik. Hala çok şaşkın biryandan da üzgündüm. Ertesi gün bebeğime kavuşacağım için heyecanlıydım. Ama hiç böyle planlamamıştım. Normal doğum olacaktı.Bir anda beklemediğim bir zamanda olacak diye düşünüyordum.Bütün gün ağladım neden ben normal doğum yapamıyorum diye. Sezeryan doğum olacağı için hastanede oda seçtik. (e madem sezeryan doğum yapacağım bari her şeyi yapayım kısmına geçmiştim.) Akşam eşyalarımı yerleştirip odayı süslemek için hastaneye gittim.Buraya bir parantez açıyorum.Klinikte kontrol için sıramı beklerken benimle bekleyen bir hamile daha vardı. ‘Hilal’ hayatımda bu kadar önemli bir yeri olacağını o an hiç düşünmemiştim. O da benim gibi normal doğumu beklemiş.Ancak suyu gelmişti bu nedenle kontrole gelmiş. Ancak doktor takibi ile birkaç gün daha bekleyecekti. Doktorumuz o an ikinizde bekliyorsunuz diye şakalaşmıştı bizimle. Akşam doktorumu hastanede görünce sizin burada ne işiniz var diye sorduk birbirimize. Hilal’in gece acil doğum yapacağını söyledi. Meğer Hilal ile karşılıklı odaları seçmişiz. Doktorumuz bizi tanıştırdı.Birbirimize güzel doğumlar diledik.

Ve büyük gün gelip çattı. Kızıma kavuşmama saatler kaldı.Ameliyat saatim 8 idi. Bu nedenle gece 12 den sonra hiçbir şey yiyip içmemem gerekiyordu. Zaten heyecandan hiç bir şey midem almıyordu ki. Hastanenin yolunu tuttuk. Hastane yatış işlemleri, damar yolu açıldı, fotoğrafçı geldi derken her şey gayet keyifli. Ameliyat için beni almaya geldiklerinde bir korku vardı içimde. Ama eşimin de benimle doğuma girecek olması bana güç veriyordu.

Artık ameliyathanedeydim. Sevgili doktorum meditasyon müziği eşliğinde konuştu benimle. Bu sırada epiduralim yapılıyordu. “bebeğinle karnındaki son dakikaların, bebeğinle anlaşmanı yap onu hep çok seveceğini,hep güvende olacağını ve onun hep değerli olacağını söyle” diye fısıldadı gözümden inci gibi yaşlar dökülürken. Epirduralim yapılmış bacaklarım uyuşmuştu.(sadece sinek ısırması gibi bir şey bir anda sıcaklık geliyor.Sonrasında bacaklarınız uyuşuyor.) Göğsümden aşağıda paravan ve ameliyat başlamıştı. Öyle heyecanlıydım ki. Eşim yoktu yanımda. Sürekli İlker gelecekti o da gelsin birlikte görelim bebeğimizi diye sayıklıyordum o sırada eşim geldi yanıma tuttu elimi. Epidurali gerçekten rahatlıkmış. Bu sayede hem ağrım olmamış hemde doktorumla ve eşimle konuşarak doğum yapıyordum. Sonra o eşsiz an minik kızımı ilk görüşüm, ilk öpüşüm,ilk koklayışım. Eşsiz bir duygu bu. Tarifi yok. Anlatılmaz yaşanır derler ya hani gerçekten de öyleymiş. Allah isteyen herkese nasip etsin. (minik kızım dediğime bakmayın 3.990 gram 51 cm olarak dünyaya geldi.Doktorumla sezeryan kararını doğru vermişiz diye gülüştük sonrasında)Ameliyat sonrası odaya çıkıp bebeğimi emzirmem için verdiklerinde o da ne sütüm gelmiş ve emzirebiliyordum. Sezeryana karşı tüm önyargılarım yerle bir olmuştu.Bebeğim gayet sağlıklı ve her şey yolundaydı. Epidural doğum yapan herkes bilir yan etki olarak baş ağrısı yapar. Bu etkinin olmaması veya en aza indirmek için kafein almanız gerekiyor. Kahve içmek sizi rahatlatacak. Kişiden kişiye değişse de bu durum ağrınızı azalacaktır.

Her şey yolunda giderken ben çok iyiyim hiç ağrım yok diye söylenirken. Talihsiz bir an, hemşireler serumumu değiştirmek için geldiğinde başucuma yaptırdığım süslü cibinlik ameliyat yerime düştü 🙈okuyan kişilerin iç çektiğini duyar gibiyim. Eşimin,annemin,arkadaşlarımın ellerini tırmaladım ısırdım saçımı başımı yoldum ama böyle bir ağrı yaşamadım hayatımda. 2 ağrı kesici serum,1 iğne bana mısın demedi artık ağlamaktan acıdan yüzüm gözüm şişmişti.

Anestezi uzmanı gelip tekrar epidural yaparak ağrıma son verdi. Bu nedenle 1.5 gün boyunca yürüyemedim. Sevgili doktorum her şeyde bir hayır vardır Hazal bu sayede sen dinlendin yoksa sen hayatta yatmazdın biliyorum ben seni demişti.

Normal doğum yapmadım bilmiyorum, eminim o da çok zordur.Ama bende kolay bir doğum yaşamadım maalesef. Hastaneden çıkıp eve geldiğimde de doğum sonrası da düşündüğüm gibi zorlanmadım hiç. Ameliyatlı olmak, dikişlerim bebeğime bakmama engel değildi .Önyargılarımın yersiz olduğunu yaşayarak görmüş oldum.Şunu unutmayın doğum şekliniz ne olur ise olsun önemli olan bebeğinizin sağlıklı olarak dünyaya gelmesi. Çünkü siz ne yaparsanız yapın doğumun şeklini siz değil minik patron karar veriyor.

Herkese sağlıklı doğumlar diliyorum.

Hazal Demir