Bebekli Hayat Gerçekleri – Lohusalık

40 gün diyip geçmemek gerek bu evreye..hem uzun hem kısa, garip bir hal var üzerinizde; hüzünlü sevinçli mutlu dalgın ama en önemlisi uykusuz ve yorgun..Benim anneliğe bebeğime alışma evremdi ilk 40 gün.

42 .haftama girerken doğum yaptığım için son günler beklemek epey sıkmıştı beni. Bir an evvel doğurmak ve bebeğime kavuşmak istiyordum.(ama şuan hatırlayınca 42 hafta daha taşırdım hamilelik en güzel dönemlerden biri doyasıya yaşamalı:) ) Anne olduğunuz ilk andan itibaren o ünvan ekleniyor hemen hayatınıza sen artık “lohusasın”

Hastanedeki ilk gecemiz gayet güzel keyifli ve kolay geçmişti. Sezeryan doğum yaptığım için hastanede iki gece kaldım. İkinci gece zor dediğimiz kısım başlamıştı. Çok şükür kızım ilk anda itibaren memeyi aldı ve sıkıntı yaşamamıştık. Ama bu noktada tecrübesizlik dediğimiz kısım devreye girdi. İkinci gün her şey gayet yolunda gidiyordu. Saati çok hatırlamıyorum ama gece 1-2 sularıydı. Emzirmek için kalktım ama Nisa bir türlü memeyi almadı hemşirelerle birçok farklı pozisyon denememize rağmen başarılı olamadık. Kızım acıkmış ve durmadan ağlıyordu. O ağlayınca biryandan da ben ağlıyordum. Çünkü o an yetememe duygusu, bebeğim ben onu besleyemediğim için aç benim yüzümden ağlıyor moduna girmiştim. Gece süt sağıp şırınga ile vermiştik. Ama ben telaşlı bir sonraki emzirmemde acaba nasıl olcak diye düşünüyordum. Neyse ki bir sonraki emzirmemde meme reddi yasamadık.

 

Her şey hastanede gayet güzel gidiyordu kendimi güvende hissediyordum.Eve gitme vakti gelmişti.Eşimle 2 kişi olarak çıktığımız evimize 3 kişi olarak geri döndük.Ve zor dediğimiz lohusalık süreci başlamıştı. Doğumdan sonra tabi ki de öncelik her zaman bebek olduğu için annenin de sezeryan gibi zor bir ameliyattan çıkmış olduğu pek düşünülmüyor. (ben bile kendimi önemsemiyordum.)

Her anne adayı gibi bende bir sürü yazı okudum bebeğimi beklerken. Hiç bir zaman lohusalık nasıl bir şey acaba kısmını merak etmedim. Çünkü doğumdan sonra kanaman oluyor bu süreç lohusalık gibi basite indirgemiştim kendimce. Gerçekler yüzüme vurunca afalladım tabi.

 

2 saatte bir emzirme, alt değiştirme, gaz çıkarma, kusmuk temizleme evresi sürekli kendini tekrarlıyor. Arta kalan zamanlarda ben süt sağıyordum.Dinlenmiyor, oturmuyor hiç dikkat etmiyordum.40 gün içerisinde neler yaşamadım ki. Kendime dikkat etmediğim için dikişlerim apse yaptı, emzirmek başlı başına büyük bir olaydı ilk zamanlar benim için.Uygun pozisyonu almak ve bebeğimi doğru tutabilmek için etrafımı yastıkla dolduruyordum. Bu dönemin en sevimsiz kısmı göğüs ucu yaraları oldu. Neler denemedim neler çekmedim ki. ( bu konuyu ayrı bir yazıda detaylandıracağım.) Göğsünüz süt dolmaya başladıkça vücut ısınız yükseliyor ve şıpır şıpır terliyorsunuz. Bir anda ateşinizin yükselmesi aniden üşümeye başlamanıza neden oluyor. Bu değişimi yaşarken bebeğinizin altını doldurduğunuzu farkedip bunu değişmeniz gerekiyor. Sonrasında bebeğiniz yine aç ve yine emzirme zamanı gibi sürekli kendini tekrarlan bir rutin. Hem sıkıcı hem yorucu görünüyor değil mi ? Aslında sıkıcı demek çok doğru çünkü anne için bir alışma evresi olduğu için sürekli kendini sorguluyor oluyor. Ben öyleydim yaptığım her şeyden sonra acaba doğru yaptım mı ? Bebeğim doydu mu ? Bezini düzgün taktım mı ? Üşüyor mu ? Gazı çıktı mı ? sürekli kafamda deli sorular. Tüm bu yoğunluğun içerisine bir de sürekli misafir ağırlama devreye giriyor.Bu bazen kafa dağıtmak için güzel oluyor. Ama bazıları gelip sürekli anneliğinizi sorguluyor işte bu an çığrınızdan çıkabiliyorsunuz. Tüm bu yoğun rutinler yaşarken kuşkusuz en iyi gelen şey evin her yerinden buram buram gelen o bebek kokusu. Ruhunu dinlendiriyor insanın. Bir de ağlamak iyi geliyor. rahatlatıyor anneyi.

 

Hiç uyumadım hiç dinlenmedim kendimi hiç önemsemedim. Bu yüzden bitkin düştüm hep ruh gibiydim. Bir gün eşim “Hazal iyiyim diyorsun da gerçekten iyi misin çok yorgun gözüküyorsun” demişti. Anne olunca bir güç geliyor sanırım ayakta durabiliyorsunuz ne kadar yorgun olsanız da. Ama buna güvenmemek lazım lohusalık annenin bebeğe alışmasından ziyade annenin vücudunun hazırlanması diyebiliriz. Evet 40 gün sonra siz her şeyin üstesinden gelebilen bir “ANNE” oluyorsunuz. Bu yüzden her gecenin bir sabahı var alışacaksınız ve her şey bir önceki günden daha güzel ve keyifli olacak. Sevgiyle ve  sağlıkla büyüsün minikler ❣

Hazal Demir